* New York ve İstanbul Park Karşılaştırması

Şehirde yaşayan insanlar için parklar sosyal alanların başını çekiyor. New York’taki örneklerde olduğu gibi idealde parklar keyifli zaman geçirip, spor yapabileceğiniz, canlı müzik dinleyebileceğiniz, huzur bulabileceğiniz ortamlar. New York’ta insanlar öğle yemek molalarını parklarda geçiriyor. Sohbet ediyorlar, yemek yiyorlar, santranç oynular, jonglörleri izliyorlar, hayvanlarını gezdiriyorlar, parklarda yaşayan canlıların fotoğraflarını çekiyorlar… New York’taki her parkın bir kuralı var. Yasak değil, kural! Örneğin, çimlere basmak yasak değil. Dönem dönem bazı alanlar bakıma alınıyor. Çimler büyüyünce kullanıma açılıyor. Bazısında köpek gezdirilemiyor, bazısında bisiklete binilemiyor, hatta bazısında sigara bile içilemiyor.

Bizde ise yol kenarlarına dikilen ağaçlarla övünülüyor. Dört tarafı otoban bariyerleri ile çevrili ve sadece trafikte iken görülebilen, dokunulamayan, basılamayan yeşil alanlar… Parklar yapılmıyor değil. Fakat bakım masrafları yüksek olduğu için çim yerine granit ile döşeniyor. Parklara az alan ayrıldığı için insanlar hamsterlaştırılıyor.

73 büyük, onlarca küçük parkın bulunduğu Manhattan adasında 2012 sayımlarına göre 1,619 milyon kişi yaşıyor. 10 büyük, ne kadar küçük parkın olduğu bilemediğimiz medeniyetler başkenti, kültür başkenti İstanbulumuz’da ise 2012 sayımlarına göre 13,85 milyon insan hayatta kalma mücadelesi veriyor. Devamı>>>