Duyuru

KAMUOYUNUN BİLGİSİNE

Çamlıhemşin’de yakın zamanda başladığımız Macera Parkı projemiz aleyhinde sosyal medyada paylaşımlar olması, projenin ve firmamızın hedef gösterilmesinden dolayı Bukla Tur ve Ruba Rafting olarak bu kamuoyu duyurusunu yapma gereği duyuyoruz.

BU GİZLİ BİR PROJE MİDİR?
2 yıl önce projemizin duyurusu kamuoyuna yapılmış ve 2 yıllık bir hazırlık aşamasından sonra Ağustos ayı sonunda projenin inşaatına başlanmıştır. Eylül ayı ortalarına doğru, çevreci bir yerel oluşum bir arkadaşımızın, sosyal medya platformu İnstagram üzerinden, ‘projeyi durdurun bizden uyarması’ şeklinde özetlenebilecek bir mesajı ile, bazı kişilerin, ayrıntılarına hâkim olmadıkları bu projeye karşı olduğunu öğrenmiş bulunduk.

YEREL HALK NE DÜŞÜNÜYOR?
Bu yerel oluşum bölgede yaptığı toplantıda, oluşum içinde yer alan birçok arkadaşımızın projeyi olumlu bulduğu için ikna olmadığını ve bu projeye karşı yürütülen kampanyada yer almak istemediğini de çeşitli vasıtalarla öğrendik. Keza yerel halkın büyük bir bölümünün de projeyi desteklediğini biliyoruz. Bunu yıllardır burada çalışan hemşehrilerimiz bize olan güveni olarak algılıyor ve teşekkür ediyoruz. Bizleri üzen asıl husus, konuyla ilgili olarak bilgimize başvurulmamasıdır.

BUKLA OLUŞUM İLE ZIT GÖRÜŞTE MİDİR?
Bizler, bu grup içindeki birçok arkadaştan daha fazla bölgede zaman geçiren, adresleri belli olan ve ulaşılması kolay insanlarız. Her şeyden öte, bizler aynı tarafın insanlarıyız. Biz birbirimize derdimizi anlatamadıktan sonra, Yeşil Yol için kimi ikna edebiliriz? Bizler, profesyonellikten uzak bir İnstagram mesajındansa, oluşumun, ‘birtakım kaygılarımız var, bunların giderilmesini istiyoruz’ şeklinde bir yaklaşımda bulunmasını beklerdik.

BUKLA’NIN AMACI RANT MIDIR?
Bizi üzen bir başka husus ise, duyurularda ve sosyal medyada kullanılan dildir. Bukla Tur’un bir sermaye şirketi gibi değerlendirilip, para ve rant peşinde koşuyor gibi gösterilmesi, hatta bir inşaat şirketiymiş gibi algılatılmaya çalışılması bizleri derinden üzmüştür. Bukla Tur, yerel halkın kültürel ve sosyal değerlerine önem verilerek kalkınmasını, doğanın zarar görmeden ziyaret edilmesini amaçlayan eko-turizmin Türkiye’deki öncülerindendir. Bizim amacımız, yerel halkın ve doğanın korunarak bölgenin refah düzeyinin artırılmasıdır. Macera Parkı projesi bu amaç doğrultusundaki uzun vadeli yatırımlarımızdan biridir.

BUKLA BİR EKOTURİZM FİRMASI MIDIR?
Bukla Tur bir yöre firmasıdır. Bukla Tur, yaptığı turların gelirinin %80’ini bölgede bırakan, esnafını, aile işletmelerini, şöförünü, rehberini, yol kenarındaki kahvesini, bakkalını, yayladaki pansiyonunu, bal satan arıcısını, çorap satan teyzesini ekoturizm döngüsü içine sokmaya ve pay almasına çalışan belki de tek eko-turizm firmasıdır. Buna istinaden, 1990’dan bu yana eko-turizm yapan Bukla Tur yöneticileri, Türsab’ın “Doğa, Macera ve Sürdürülebilir Turizm Komitesi” başkanlığı da yapmıştır. Eko-turizm konusunda Türkiye’nin en yetkin kişileri ve kurumu olmaktan her zaman gurur duyduk ve duymaya da devam ediyoruz. Ayrıntıları bilinmeden ve öğrenilmek de istenmeyen bir proje ile ilgili kampanya yapmak yakışıksız bulduğumuzu belirtmek isteriz.

Bu konudaki yetkinliğimiz ve Fırtına Vadisi içinde doğa koruma adına nasıl titiz çalıştığımız burada bilimsel çalışma yapan çok sayıda bilim insanı tarafından örnek gösterilmiş, sempozyum ve kongre gibi bilimsel toplantılara çağrılı bildirilerle katılmamız söz konusu olmuştur. Bunun ötesinde TÜRSAB dışında DOKA ve benzeri kurum komitelerinde yer bulduk. Hakkımızda tur bölgesine zarar verdiğimize dair tek bir şikayet olmadığı gibi, çevreye gösterdiğimiz koruma çabası ve saygı gereği hep övgüyle karşılandık. Daha da ötesi bölgemizde doğa turu yapan firmalar arasında sadece BUKLA için bilimsel toplantılarda  “Tek Ekoturizm Kurumu” övgüsü ile karşılandık.

OLUŞUM DOĞRU BİLGİLERE Mİ SAHİPTİR?
Bunun yanında, bir basın bülteninde, telif hakları alınmış bir firma sloganının değiştirilerek kullanılmasını tek kelime ile hadsizce bir tavır olarak gördüğümüzü bildirmek isteriz. Biz orantısız zekayı severiz, slogan bulmak için kestirmeye kaçılmasını değil. Oluşum içindeki arkadaşlarımızın doğa sevgisinden ve iyi niyetlerinden şüphemiz bulunmaktadır. Zaten hepsi de bundan önce de doğa koruma konusunda bir fikir birliği içinde olduğumuz arkadaşlarımızdır. Fakat bu macera parkı projesi ile bilgi eksiklikleri olduğunu da üzülerek görmekteyiz. Eksik bilgiden dolayı da yanlış tespitler yapmakta ve aslında doğayla barışık ve desteklenmesi gereken bir projeyi yanlış yere çekmektedirler. Belki de adındaki ‘macera’ bçyle bir anlam ortaya koymuş olabilir. Nitekim önce DOKAP hedef alınmış, projenin DOKAP ile ilgisi olmadığı anlaşılınca DOKA hedefe oturtulmuştur. Fakat yakın zamanda projenin DOKA ile de ilgisi olmadığı, DOKA’nın başka iyi projelere de destek olduğu gibi firmamıza proje için sadece maddi katkıda bulunduğu anlaşılacaktır. Kaldı ki Doka’nın destek başlıkğı ‘Karednizde sürdürülebilir turizm ve ekoturizmdir.

BU PROJE NERDE YAPILIYOR?
Bu projenin sahibi Milli Parklar ve Doğa Koruma Genel Müdürlüğü’dür. Kaçkar Dağları Milli Parkı Master Planı doğrultusunda hazırlanan Uzun Devre Gelişim Planı (UDGP) ile, birçok Milli Park’ta olduğu gibi, Kaçkar Milli Parkı’nda da bir Macera Parkı öngörülmüştür. Bunun içinde Palovit Vadisi içinde bulunan ve daha önce Günübirlik Kullanım Alanı olarak belirlenen ve içine 15 adet kamelya konan ve piknikçilerin mangal yaptığı ve çöpünü bıraktığı alan uygun görülmüştür. Bu alanda Macera Parkı yapımı için ihale yapılmış ve bu ihaleyi de yörenin kurumları olan Bukla Tur – Ruba Rafting ortaklığı üstlenmiştir. Tahsisi yapılan alan içindeki donatılar, süresi bitiminde Milli Parklar mülkiyetine devredilecektir. Yani bizler, bu bölgede bir ideali gerçekleştirmek isteyen kişiler olarak sadece kiracılarız.

MİLLİ PARK İÇİNDE REKREATİF FAALİYETLER YAPILABİLİR Mİ?
Bilindiği gibi milli parkların ana amacı koruma ve rekreasyon (turizm) dur. Bu amaçlarını gerçekleştirmek üzere bilimsel araştırma ve eğitim bir milli park için olmazsa olmaz etkinliklerdir. Bu nedenle milli parklar asıl korunacak olan “çekirdek zon” dışındaki alanları da içine katacak ve buraları rekreasyon, turizm ve eğitim için planlayacak şekilde oldukça büyük alanlar için ilan edilirler. Yani bir milli park bu anlamda bir Tabiatı Koruma Alanından daha farklı bir yönetim statüsüdür. Eğer doğal alanlarda insanları eğlendirme ve bilgilendirme olanağınız yoksa koruma bilincini oluşturma şansınız da yok demektir ki bu ilgili yayınların hepsinde değinilen bilimsel bir değerlendirmedir.

BU PROJE SADECE BİR REKREASYON PROJESİ MİDİR?
Bu macera parkı projesinin bir lunapark gibi, eğlence parkı gibi gösterilmesini ise bilgi eksikliğine veriyoruz. Sözleşme gereği sıkı bir denetim altında olacak olan alanda, yılda iki defa “Korunan Alanlar, Biyolojik Çeşitlilik, İlkim Değişikliği ve Çevre” konulu eğitim ve bilinçlendirme etkinliği yapılması öngörülmektedir. Aslında 2000 yılından bu yana TÜBİTAK desteğinde yapılan ve Çamlıhemşin-Hemşin Vakfının da yardımları olan 15 Doğa Eğitimi Projesi gibi bir eğitim uygulaması.

Bir başka deyişle proje, bir eğlence parkı değil, bir rekreasyon ve eğitim projesidir. Hele ki, “ruhsatsız, izinsiz” gibi söylemlerle, yasadışı bir iş yapılıyormuş izlenimi verilerek, kitleleri galeyana getirme çabalarını tasvip etmemiz mümkün değildir. Ancak, görülen lüzûm üzerine, projemizin bazı örnek fotoğraflarını ve onaylı hali hazırlarını bilginize burada sunmak istiyoruz.

DÜNYADA ÖRNEKLERİ VAR MIDIR?
Ayrıca dünyadaki benzer uygulama örneklerini de bu web adreslerinden görebilirsiniz. Özellikle dünyada Milli Park kavramını geliştiren ve dünyanın en iyi milli parklarına sahip olan Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa Milli Parklarında oldukça fazla sayıda bu tip rekreasyon alanlarının olduğunu da belirtmek isteriz.

http://www.treetopadventurepark.com
http://www.treetops.com.au
http://www.balitreetop.com
http://treetoptrekking.com/en/
http://www.auvergne-tourism.com/activities/~~~~leisure-activities%7Coutdoor-activities%7Ctreetop-climbing-trail~~~/tourism-offers-5-2.html
http://granlibakken.com/adventure-park/
http://www.nationalparks.nsw.gov.au/things-to-do/adventure-sports-experiences/treetop-adventure-park
http://www.kletterwald-feldberg.com

YAPILANLAR YASAL MIDIR? KANUNİ DAYANAĞI VAR MIDIR?
Oluşumun bugüne kadar olan duyuru ve mesajlarından vadinin harap olacağı, sermaye şirketlerinin bölgeye geleceği, bölgenin kitle turizmine açılacağı, insanların akın akın vadiye gireceği, çöp ve kirliliğe neden olacağı, ticari faaliyet yapılacağı kaygıları ile hareket ettiğini anlamaktayız. Oluşum, vadinin Milli Park ve Sit alanı olduğu ve korunması gerektiğini savunmaktadır, ki buna biz de katılmaktayız. Zaten, Milli Park statüsü dışında Ardeşen’den İspir’e kadarki büyük bir bölge Sit alanı ilan edilmiş durumdadır. Buna bizlerin evleri ve bahçeleri de dahildir. Fakat atlanan bir husus bulunmaktadır. Milli Park tanımı kanunda şöyle yapılmaktadır: ‘Bilimsel ve estetik bakımından, milli ve milletlerarası ender bulunan tabii ve kültürel kaynak değerleri ile koruma, dinlenme ve turizm alanlarına sahip tabiat parçalarını ifade eder’. Yani yukarda belirttiğimiz üzere Milli Parklar’da koruma kadar, insan ziyareti ve istenirse rekreasyon esastır. Daha da ötesi Milli Park Yönetimi bu rekreasyon alanlarını zonlamak, planlamak ve sunmak zorundadır aksi durumda şimdi olduğu gibi her yer rekreasyon alanı gibi kullanılacak ve o zaman milli parkların kaynakları zarar görecektir. Dünyada hiç bir milli park yoktur ki ziyarete kapalı olsun. Elbette ki Milli Park içinde bazı alanlar ‘hassas koruma bölgesi’, ‘biyolojik rezerv’, ‘mutlak koruma alanı’, ‘sınırlı kullanım alanı’, ‘kontrollü kullanım alanı’ gibi statüler olabilir. Nitekim aşağıdaki haritada da görüleceği gibi, Palovit Vadisi’nin neredeyse tamamı “mutlak koruma alanı” (yeşil ile gösterilen alanlar) olarak korunmaktadır. Macera Parkı’nın yapılacağı alan ise “kontrollü kullanım” alanıdır (kahverengi alan). Bir başka deyişle, iddia edildiği gibi tüm vadi inşaat alanı değildir.

kırp-1Bölgenin koruma statülerini gösteren Master Plan haritası

IMG_1980 Alanın önceki hali

DSCF1618Bütün bir vadi diye lanse ediliyor olmasına rağmen projenin yapılacağı alan. Büyüklük 150mx400m

BÖLGE GERÇEKTEN TURİZME AÇILACAK MI? 
Bölge zaten turizme açıktır. Bu proje yapılsa da yapılmasa da Palovit Şelalesi’nden dolayı insanlar ziyarete gelecektir. oluşumdaki arkadaşların da ziyaretlerin yasaklanmasını düşündüklerini sanmıyoruz, zira projemize karşı çıkan arkadaşların sosyal medya hesaplarında paylaşılmış Palovit Şelalesi fotoğrafları, onların da vadiyi ziyaret ettiklerini göstermesinin yanında, bir çeşit tanıtım ve başkalarını da bölgeye davet etme işlevi görmektedir. Bu nedenle, yüzbinlerce ziyaretçisinden dolayı, Palovit Şelalesi’ne kadar olan vadinin binlerce ziyaretçisi ve bunların doğru yönlendirilmesi gereğinden dolayı ilk 4 km’lik alanı kontrollü kullanım alanı olmak durumundadır  Şayet oluşumun statü ile ilgili bir itirazı varsa bunun muhatabı biz değil, Milli Parklar Genel Müdürliğü’dür. Mevcut statüye göre bu alanda ziyaretçilere yönelik düzenlemeler yapılabilir ve yapılmalıdır. Hatta ziyaretçi yönlendirmeleri bir Milli Park’taki en önemli konulardan biridir. Macera Parkı projemiz, bu anlamda, Millî Park içindeki kontrole ve yönlendirmeye de yardımcı olacak bir projedir.

OLUŞUMUN BÖLGEDEKİ OLUMSUZLUKLARA KARŞI DURUŞU NEDİR?
Kaldı ki, Şelale’den sonra Amlakit Yaylasına kadar olan bölgenin hassas olduğu ve insan faaliyetine yasaklanması fikrini desteklemekteyiz. Fakat bu durumda bizim de oluşumdaki arkadaşlarımıza şu soruyu sorma hakkımız doğmaktadır: Zaten hali hazırda bir yolu olmasına rağmen, Palovit Şelalesi’nden itibaren vadinin en hassas noktasının tam göbeğinden, sırf ulaşım süresi bir saat kısalacak diye Amlakit yaylasına ikinci yol açılırken neden bir kampanya organize edilmedi? Bu yolun yapılmaması ya da kapatılması konusunda ne gibi girişimleri oldu? Bizim tek bir ağaç kesmeden yaptığımız 55m x 87m’lik alan düzenlemesi “bir yıkım projesi” olarak kabul edenlerin, ‘dünyanın en’ diye başlayan cümlelerle anlattığı vadinin içinde dinamitlerle kepçelerle açılan, binlerce ağacın kesildiği, harfiyatları yamaçlardan dökülerek açılan 15km’lik yoldan hiç rahatsız olmamaları dikkat çekicidir.  Aynı şekilde, şelale önündeki kaya yıkılırken ve şelalenin altına çelik merdiven ile iniş yolu yapılırken de, bu yanlışlığa doğa eğitimi için gelen kimi hocalar sosyal medyada ve bizzat milli parklara giderek itiraz ederken bugünkü hassasiyetin gösterilmesini beklerdik. Ayder Yaylası’nda milyonlarca ton deterjanlı atık su ve foseptik atığın ismini aldıkları Fırtına Deresi’ne dökülürken de bu oluşumdan tek bir ses çıkmıyor. Bölgedeki taş, kum ve çakıl ocakları harıl harıl çalışırken de oluşum hiçbir eylem yapmıyor.  Doğa savunuculuğu tutarlılık gerektirir. Doğaya önemli derecede zarar veren eylemlere karşı ses çıkartmayıp, doğaya zarar vermeyen, bilakis doğanın korunmasını ve bunun yanında bölge halkının refahını artırmayı amaçlayan bu projenin hedef alınması, kampanyanın arkasında başka niyetlerin olduğu izlenimi uyandırmaktadır.

BU BİR KİTLE TURİZMİ PROJESİ MİDİR? 
Macera parkı projemizi bir hidroelektrik santrali ile bir tutmak akla izana sığan bir husus değildir. Projemizin 50 kişilik toplam ziyaretçi kapasitesi ve 15 kişilik aktivite kapasitesi olmasına karşın, nasıl bir hayal gücü ile bu yakıştırma yapılabilmiştir? Bu proje asla ve kesin şekilde bir yıkım projesi değildir. Aksine, bu proje vadinin ziyaretçi sayısı artarak korunması için bir şanstır. Macera Parkı projesi, bölgede doğa turizmi adına hazırlanan ilk projedir. Bölgeye bu tip projeler değer katacaktır. Bizler doğa turizmi ve eko-turizm adına vadiye bir şeyler katamazsak, bunun sonucu kitle turizminin vadiyi talan etmesidir. Ayder Yaylası örneği önümüzdedir. Milli Parklar Çat ve bağlı vadilerini spor ve doğa turizmi aktiviteleri için planlamaktadır. Bu proje de bu amaca uygun bir projedir. Oluşum proje üzerinde fikir beyan edebilir, onu eleştirebilir ve eksikliklerimiz varsa söyleyebilir. Yapıcı eleştiriler ve fikirler her zaman memnuniyetle kabul ettiğimiz bir durumdur. Oluşumun alternatif bir projesi varsa onu da değerlendirmeye hazır olduğumuzu bilmelerini isteriz. Fakat şu an yapılan, bilgi eksikliği nedeniyle doğayla dost projeleri engellemek ve uzun vadede bölgeye zarar verecek bir duruştur . Oluşum, “kitle turizmine karşıyız” derken 25 yıldır eko-turizm çizgisindeki Bukla Tur’dan süphe duyma, rantçı olarak gösterme ve sermaye şirketi olarak gösterme yanlışından dönmeye çağırıyoruz. Dünyanın birçok milli parkında benzer uygulamalar yapılmış ve olumlu sonuçlar alınmıştır. Bu sınanmış örnekleri varken hiçbir bilimsel dayanak ve ispat olmadan suçlanmak  kabul etmiyeceğimiz ağır bir ithamdır.

AĞAÇ KESİLMİŞ MİDİR? NASIL BİR YAPILAŞMA OLACAKTIR?
7000m2′lik alan içinde 200m2 taban oturumlu tek bir yapı vardır. Bu yapı ağaçların konumuna göre belirlenmiş ve çizilmiştir. İnsanların yumuşak karnı olan ‘ağaçları kesiyorlar’ söylemi koca bir yalandır. Tek bir ağaç bile kesilmemiştir, kesilmeyecektir. Yapı içinde konaklama hizmeti verilmeyecektir. Yapıda yeme içme alanı, mutfak, wc, kativiteler için soyunma alanı, ve idari ofis bulunmaktadır. Alan içinde çocuk kamp eğitim alanı, outdoor oyun aktivite alanı, tırmanma duvarı ve ağaçlar üzerine ağaçlara zarar vermeyen sistemlerle kurulmuş halat ve ahşap öğelerden oluşan parkurlar olacaktır. Yetişkin ve çocuk parkurları olmak üzere toplamda 14 parkur olacakatır. Her iki ağaç arası bir parkur olarak değerlendirilmektedir. İşte tüm vadiyi talan eden, ekosistemi çökerten, soy tükenmelerine yol açan proje bundan ibarettir.

 

Macera Parkı - 1-100 Mimari-Rev (20072016)-Model

Onaylı hazi hazır yerleşim

render 1 26-07-16

Proje içinde yer alacak tek yapının hazırlanan renderı

 

adventurepark
IMG_3543
Proje içinde yapılacak olan aktivitelerin örnekleri.

Avrupa milli parkları içinde yaygın olarak kullanılan ve büyük ilgi gören Ağaç üzeri yüksek ip parkurları. Kapasite max 15 kişi (15 kişi bir ekoturizm grubunun max. büyüklüğüdür)

BUKLA İDDİA EDİLDİĞİ GİBİ RANTÇI BİR SERMAYE ŞİRKETİ MİDİR?
Dünyanın birçok ülkesindeki milli parklarda gördüğümüz, “neden bizde yok?” dediğimiz bir hayali gerçekleştirmek için, yıllar boyu üzerinde düşündüğümüz bir projeyi yapmak için elini taşın altına koyan bölgenin insanlarıyız. İddia edildiği gibi paraya doymayan, hırs içindeki insanlar değiliz. Bırakın iddia edildiği gibi hırslı sermaye şirketi olmayı aksine Bukla Tur firması ya da ortakları yahut aileleri üzerine kayıtlı son 15 yılda edinilmiş tek bir metrekare gayrimenkul ya da tek bir kuruş menkul yoktur. İddia sahiplerini ıspata davet ediyoruz.  Bu güne kadar sadece işimiz için çalışmış, daha iyi hizmet verebilmenin imkânını aramış ve bu yönde girişimlerde bulunmak dışında asla hırs içinde olmamış kişileriz. İlk çadırımızı sırtımıza aldığımız günden beri de çizgimizi hiç değiştirmedik. Asla doğaya ve kültüre zarar verecek bir eylemde bulunmadık. Bizler geçmişi temiz insanlarız ve geleceğimizi de temiz tutmaya kararlıyız. Ve bu projenin de doğru, hak edilen ve doğaya saygı duyan bir proje olduğundan zerre kadar şüphemiz yoktur. Projeye başlamadan önce Kaçkarlar ve bölgemiz uzmanlık alanı olan Türkiye’nin en önemli doğa korumacılarından aldığımız görüşlerde de projenin asla ekolojik yaşamı tehdit eden bir proje olmadığı, aksine geç kalınmış bir proje olduğu belirtilmiştir. Bu da doğru yolda olduğumuz inancını desteklemiştir.

BÖLGEYE KATKISI NEDİR? FAALİYET SAKINCALI MIDIR?
Bölgeye 1 milyonun üzerinde yerli ve yabancı turist gelmektedir. Fakat bu turistlerin ortalama kalış süresi 1.2 gecedir. Bölgede trekking ve rafting dışında yapılan hiçbir sportif faaliyet yoktur. Turizm çeşitliliği yoktur. Bizler turizmi, üstelik de doğa sporları ile çeşitlendirerek katkı yapmak ve kalış süresini uzatarak tüm paydaşların fayda görmesini sağlamak amacındayız. Bu proje elbette ki bir ticarî faaliyettir. Ticaret Kanunu’na göre kurulmuş bir firmayı ticarî faaliyet yapmakla suçlamak doğru bir yaklaşım mıdır? İhale ile alınan bu alana kira ödenmektedir. Park işletmeye alındığında personel çalıştırılacaktır. Bir ticarî yatırımı “ticarî faaliyet olmakla” suçlamak, tek kelimeyle anlamsızdır. Bu yörede ticari faaliyet gösteren onlarca kardeş firma ve bizler ancak dayanışma ile ayakta kalabiliriz. İlkeli çalışan, düzgün ticarethanelerin olmadığı, ticaret yapan herkesin rant peşinde koştuğu algısı yaratmaya çalışmak herkese zarar verir. Tek sermayemiz de buradaki doğa ve kültürel varlıklardır. Öyleyse doğayı ve kültürel varlıkları yok etmek bir yana şimdiye kadar olduğu gibi korumak bizim asli görevimizdir ve varlığımız buna bağlıdır. Yok etmek de ne demek, kendimizi mi yok edeceğiz? Ancak korursak var olabiliriz bunu da en iyi doğa turizmcileri bilirler.

MACERA PARKI HANGİ UNSURLARDAN OLUŞMAKTADIR? BETON YIĞINI MIDIR?
İddia edildiği gibi projemiz bir beton yığını değildir. Proje içinde tek bir yapı vardır ve bu yapı da, doğaya uyumlu mimariyle yapılan, taşıyıcıları çelik olan cam ve ahşap karışımıdır. İstenildiğinde sökülebilir bir yapıdır. Macera Parkı, talan değil, bilakis vadiye değer katacak bir projedir. Tehdit, yıkım, yok olma gibi yapılan değerlendirmelerin hiçbir bilimsel dayanağı yoktur. Bu proje bittiğinde bu ithamlardan, saldırılardan hicap duyulacağından eminiz. “Bizde neden böyle projeler yapılmıyor?” diye hayıflandığımız projelerin ülkemizde yapılırken oluşan endişeyi elbette ki anlıyoruz. Ülkemizde doğaya geri dönüşsüz şekilde zarar veren çok sayıda proje yapıldı. Bu nedenle, gösterilen hassasiyeti anlamaktayız ancak bunun yeterli bilgi edinmeden fikir sahibi olanlar tarafından yapılması, ne yazık ki bizi haklıyken haksız duruma düşürmektedir. Bizler, 25 yıllık deneyimimizle, bu projeyi de doğaya saygılı bir şekilde ve alnımızın akıyla hayata geçireceğimizi ve dile getirilen endişelerin hiçbirinin gerçekleşmeyeceğini taahüt ediyoruz.

BUKLA’NIN DİYECEKLERİ NEDİR?
O yüzden, şu anda çeşitli vasıtalarla yürütülmekte olan karalama kampanyasını, bugünlerde gazetelerde ne yazık ki sık sık gördüğümüz asparagas haberlerlerden dedikodulardan dolayı linç edilen insanların haberlerine benzetiyoruz. Ve asıl bizi yaralayan hususun, doğa koruma söyleminin ötesinde, ‘haset’ ile hareket ediliyor hissine kapılmamız olduğunu üzülerek belirtmek isteriz. Bu kampanyaların ardında bizleri daha da üzecek başka duygular yoktur diye ummak istiyoruz. Bizler, şimdiye kadar tercih etmeseler de, oluşum içindeki arkadaşların endişelerini gidermek için görüşmeye ve bilgilendirmeye hazır olduğumuzu beyan ederiz.

Sonuç olarak, iddia edildiğinin aksine, Macera Parkı projesinin tenkitlik değil takdirlik bir proje olduğunu, herhangi bir canlı türü için tehdit oluşturmadığını, ekosistemi tehdit edecek ve parçalanmaya sebep olacak bir faaliyet olmadığını, dünyadaki örnekleri ile benzer standartlarda ayakları yere basan bir proje olduğunu ve endişesi olan herkesi, bize başvurmaları halinde bilgilendirmeyi bir görev edindiğimizi kamuoyuna saygılarımızla duyururuz.

 

Bukla Tur – Ruba Rafting .      26/09/2016